Generatif AI (genAI) dünyası inanılmaz bir hızla gelişiyor. Daha önce insan yaratıcılığına yaklaşabilecek teknolojiler hakkında sadece hayal kurarken, bugün bizi şaşırtan ve ilham veren uygulamalar görüyoruz. Metin üretiminden yapay görüntü ve video üretimine kadar genAI, pazarlama ve eğlenceden sağlık hizmetleri ve eğitime kadar birçok sektörde yeni olanakların kapılarını açıyor. Bu yazıda en çığır açan gelişmeleri ele alıyor ve geleceğin neler getirebileceğine bakıyoruz.
In-context öğrenme, AI modellerinin ek eğitim gerektirmeden sorduğunuz şeyin bağlamını ve nüanslarını daha iyi anlaması demektir. Bu, onları müşteri hizmetleri gibi gerçek zamanlı durumlarda doğrudan kullanılabilir kılar. Geri bildirim ve kullanım kalıplarına göre uyum sağlayabilen adaptif AI ise, yapay zekanın kişiselleştirilmiş cevaplar ve hizmetler sunmada giderek daha iyi olmasını sağlar.
GenAI topluluğu giderek daha açık hale geliyor; örneğin Meta ve Hugging Face gibi şirketler modellerini kamuya açıyor. Bu sayede geliştiriciler bu gelişmiş AI sistemleriyle kendi deneylerini yapabiliyor ve iyileştirmelere katkıda bulunabiliyor. Açık kaynak topluluğu, dünyadaki çeşitli kullanıcıların katkılarıyla önyargı ve etik konular gibi problemlerin çözümünde önemli bir rol oynuyor.
Geleneksel olarak genAI gibi güçlü AI modelleri yüksek hesaplama gücü ve enerji gerektirir. Daha verimli sinir ağları ve özel AI çipleri gibi AI mimarisindeki yenilikler, büyük AI modellerini daha küçük ölçeklerde ve daha düşük maliyetle çalıştırmayı mümkün kılıyor. Bu sayede genAI çözümleri daha küçük işletmeler ve bireysel kullanıcılar için erişilebilir hale geliyor.
GenAI daha önce çoğunlukla metin üzerine uygulanırken, görüntü ve video teknolojilerindeki son gelişmeler etkileyici. Midjourney ve Runway gibi modeller, kullanıcılara yüksek kaliteli görüntüler ve hatta videoklipler oluşturma imkânı sunuyor. Bu, görsel açıdan çekici içeriğin büyük rol oynadığı pazarlama ve reklamcılık için özellikle faydalı. Yeni yapay zekâlar insan hareketlerini bile taklit edebiliyor; bu sayede oyuncular veya animasyon karakterleri, oluşturulmuş ortamlarda gerçeğe yakın şekilde hareket edebiliyor.
Güçlü genAI modellerinin yükselişiyle birlikte telif hakkı, gizlilik ve AI'nın işlere etkisi gibi etik sorular da gündeme geliyor. Giderek daha fazla şirket ve hükümet, AI'nın sorumlu kullanımını güvence altına almak için yönergeler geliştiriyor. Örneğin OpenAI, görüntü üretimindeki istenmeyen sonuçları önlemek için 'safeguarding' gibi özellikler tanıttı. Kullanıcılara AI'nın ne zaman ve nasıl kullanıldığını bilmelerini sağlamak için daha şeffaf hale getirme yöntemleri de araştırılıyor.
GenAI giderek daha sık günlük yazılım araçlarına, örneğin kelime işlemcilere, tasarım yazılımlarına ve tarayıcılara entegre ediliyor. Google ve Microsoft, sırasıyla Google Workspace ve Microsoft Office paketlerine AI özellikleri entegre ediyor; bu, kullanıcıların daha akıllı ve hızlı çalışmasına yardımcı oluyor. Bu entegrasyon, AI desteğinin milyonlarca insanın iş akışında doğrudan kullanılabilir olmasını sağlayarak verimliliği önemli ölçüde artırabilir.
GenAI'nin gelişme hızıyla birlikte yakında daha da çığır açan uygulamalar görebiliriz. Tepki vermenin ötesine geçen, görevleri devralarak proaktif şekilde yardımcı olabilen AI asistanlarını, gerçeğinden ayırt edilmesi zor gelişmiş holografik görüntüleri ve karmaşık problemleri çözmek için birlikte çalışan AI'ları düşünün.
Şirketler de giderek daha fazla AI'yı iş süreçlerine uygulayacak. Bir şirket, belirli bir görev için birden fazla ajan eğitebilir ve bunları bir ekip olarak birlikte çalıştırabilir. Şu an için AI çoğunlukla son derece uygun bir asistan konumunda. Hızlı çalışan ve örneğin bilgisayar kodu yazma, kontrol etme ve hata ayıklamada çok iyi olan bir asistan.
Generatif AI vazgeçilmez hale geldi ve teknoloji ile yaratıcılığın geleceğinde kritik bir rol oynuyor. GenAI'yi yenilikçi ürünler yaratmak için kullanan şirketler ya da üretkenliğini artırmak isteyen bireyler olsun, olanaklar sınırsız ve gelecek umut verici görünüyor.
NetCare'in de kendi genAI uygulaması var; biz buna AIR adını veriyoruz. Birden çok uygulamada kullanılabilecek maliyet-etkin bir LLM modelidir. Programlamadan müşteri hizmetleri ajanlığına kadar çeşitli görevler için kullanılabiliyor ve aynı zamanda web sitelerinin çevirmeni olarak da kullanılıyor. Bu şekilde, örneğin çeşitli web siteleri gibi birçok site bulunuyor bu AIR tarafından çevrilenler. Eklentiyi de elbette biraz Gerard’ın yardımıyla AIR yaptırdık 🙂